Denizin Derinliklerindeki Işık Masalı
Bir varmış, bir yokmuş… Uzak diyarlarda, uçsuz bucaksız denizlerle çevrili küçük bir ada varmış. Bu adada, bütün insanlar denizle iç içe yaşar, balıkçılık yaparak geçimlerini sağlarlarmış. Ancak ada halkı, denizin derinliklerine inemeyen, sadece yüzeyine bakabilen bir toplumdu. Çünkü bir efsaneye göre, denizin derinliklerinde, büyük bir deniz canavarı yaşarmış ve kimse o canavarı görmek istemezmiş.
Adada, denizin yüzeyindeki yaşamı keşfetmekten fazlasını hayal eden bir çocuk varmış. Adı Arda’ymış. Arda, denizin derinliklerinde gizlenen sırları keşfetmek, balina sürüleriyle dans etmek, denizin altındaki kayalıkların arasındaki renkli mercanları görmek istiyormuş. Ama kimse ona cesaret vermezmiş; tam tersine, herkes ona, “Deniz korkunçtur, derinliklerine inmeyi düşünme!” dermiş.
Bir gün, Arda kararını vermiş. Havanın sakin olduğu bir sabah, yelkenli kayığını alıp denize açılmış. Bir süre sonra, dalgalar biraz büyümüş ama Arda korkmamış. Gözlerini karanlık deniz suyunun derinliklerine dikip, keşfe çıkmaya devam etmiş. Kayığının etrafında balık sürüleri yüzüyormuş, ancak Arda hiç durmadan yol alıyormuş. Birden, kayığına bir dalga çarpmış ve Arda, kayığıyla birlikte derinlere doğru sürüklenmiş.
Bir anda denizin derinliklerinde, dev bir mağaranın önünde buluvermiş kendini. Girişte bir ışık parıldıyormuş. Arda, tereddüt etmeden mağaraya girmeye karar vermiş. Işık, onu mağaranın derinliklerine doğru çağıran bir parıltıymış. İçeri girdiğinde, karşısına devasa bir balina çıkmış. Balina, devasa gözleriyle Arda’ya bakmış, ama korkunç değil, aksine çok dostça bir tavır sergilemiş.
“Ben Denizlerin Koruyucusuyum,” demiş balina, sesinin derinliği Arda'nın kalbine kadar ulaşmış. “Çok uzun yıllardır kimse denizin derinliklerine inmeye cesaret edemedi. Ama sen geldin, çünkü denizi gerçekten anlamak istiyorsun.”
Arda, balinaya yaklaşarak, “Denizlerin sırlarını öğrenmek istiyorum, ama bana yardımcı olacak kimse yok.” demiş.
Balina gülümsemiş. “Evet, denizlerin sırları sadece cesur ve saf kalplere açıktır. Ben sana o sırları göstereceğim. Ama öncelikle, denizin en karanlık köşelerine gitmelisin. Çünkü orada, gerçek ışıklar vardır.”
Arda, balinanın yanına binmiş ve birlikte denizin derinliklerine doğru yüzmeye başlamışlar. Derinlere indikçe, Arda, göremediği renkleri ve yaşam formlarını keşfetmiş. Milyonlarca balık, denizin her yerinden gelip geçiyor, denizin içindeki dev mercan resifleri rengarenk parlıyormuş. Ancak en ilginç şey, denizin derinliklerinden yükselen bir ışıkmış. Bu ışık, bir zamanlar kaybolmuş bir adanın parçasıymış.
Balinaya, “Bu ışık ne?” diye sormuş Arda.
Balina, “Bu ışık, sevgiyle ışıldayan bir adadır. İnsanlar bu adayı terk ettiğinde, burada kalanlar hala umutla parlıyorlar.” demiş.
O anda, Arda, denizin sadece yüzeyine bakarak insanların yanlış bildiği bir şey olduğunu fark etmiş. Deniz, karanlık değil, içinde milyonlarca yaşam barındıran bir dünyaymış. İnsanlar korkmuş, bu yüzden derinliklere inmeyi unutur hale gelmişler.
Arda, balina ile birlikte denizlerin en derin yerlerine doğru daha da inmiş ve sonunda, büyük bir su altı ormanına varmış. Ormanın içinde, denizin en eski ve en bilge canlıları yaşarmış. Bu canlılar, denizin içindeki tüm yaşamı korurmuş.
Balina, “İşte burası,” demiş. “Burada her şey birbirine bağlıdır. Denizin derinlikleri, dış dünyadaki gibi korkulacak yerler değildir. Burada huzur, denizin içindeki dengenin korunmasına bağlıdır. Senin görevimiz, bu dengenin korunmasını anlamaktır.”
Arda, denizin sırlarını öğrendikçe, bu bilgileri adadaki diğer insanlarla paylaşma kararı almış. Balina ve diğer deniz canlıları ona, "Bir gün adaya döneceksin ve kimseye korkmadan denizin derinliklerini anlatacaksın," demişler.
Ve bir gün Arda geri dönmüş. Artık denizin derinliklerinden korkmayan, denizin gücünü ve huzurunu anlayan bir genç adam olmuş. İnsanlar, Arda’nın cesaretini görünce, denizle daha dostane bir ilişki kurmaya başlamışlar.
Arda, her zaman balinanın öğrettiklerini hatırlayarak, adayı korumak ve denizle barış içinde yaşamak için çalışmış. O günden sonra, ada halkı denizle birlikte yaşamayı öğrenmiş, çünkü en derin sırların, sevgiyle keşfedildiğini anlamışlar.
Yorumlar
Yorum Gönder