Gökkuşağı Çiçeği Masalı

 Bir varmış, bir yokmuş... Uzak bir diyarda, yemyeşil ormanlarla çevrili, gökyüzü her zaman mavi ve temiz olan bir köy varmış. Bu köyde, herkesin huzur içinde yaşadığı, mutluluk ve barışın hüküm sürdüğü bir dünyada, bir çocuk, adı Lila, her şeyden farklı bir özelliğe sahipti.

Lila, diğer çocuklardan farklı olarak çok meraklıydı. Her gün yeni bir şey keşfetmek, ormanın derinliklerine gitmek, kaybolmuş efsaneleri öğrenmek istiyordu. Ancak, köyün büyükleri ona hep temkinli olmasını, ormanın karanlık köşelerinin tehlikelerle dolu olduğunu söylerdi. Ama Lila'nın içinde, keşfetme arzusuyla dolu büyük bir cesaret vardı.

Bir sabah, güneş henüz doğarken, Lila yine ormanın sınırlarına kadar gitmişti. Bu sefer, uzun zamandır duyduğu ama kimsenin görmediği söylenen "Gökkuşağı Çiçeği"ni aramak için. O çiçeğin, efsaneye göre, ormanın en derin yerlerinde büyüdüğü, sahip olan kişiye sonsuz mutluluk getirdiği söyleniyordu.

Lila, köydeki büyüklerin söylediklerine kulak asmadan derin ormanın içine doğru ilerledi. Ağaçlar arasından süzülen ışık, sanki onu yönlendiriyor gibiydi. Zamanla, yüksek ağaçların gölgesinde, garip sesler ve şekiller duymaya başladı. Ama Lila korkmadı. İçindeki cesaret, her geçen adımda daha da büyüyordu.

Bir süre sonra, ormanın en derin köşesine ulaştı. Burada, ağacın gövdesinde bir ışık parıldıyordu. Lila, yavaşça yaklaşıp bakınca, ağacın dibinde rengârenk bir çiçek buldu. İşte o an, "Gökkuşağı Çiçeği"ni bulmuştu. Çiçek, Lila'ya bir sır gibi parlıyordu. Lila, elini uzatıp çiçeği tuttuğu anda, etrafında bir ışık patlaması yaşandı.

Birdenbire, ormanın karanlık köşeleri kayboldu, tüm ağaçlar daha parlak ve mutlu görünmeye başladı. Çiçek, Lila'ya gülümsedi ve ona bir dilek hakkı sundu. Lila, uzun bir süre düşündü, ama sonunda dileği netti: "Ormanda kimse korkmasın, herkes huzur içinde yaşasın."

O anda çiçek bir kez daha parladı ve Lila'nın dileği kabul oldu. Orman, eskisinden çok daha güzel bir yer haline geldi. Köy halkı, Lila'nın cesaretini ve iyiliğini anlatmaya başladı, o günden sonra herkes doğayla barış içinde yaşamayı öğrendi.

Lila, ormanın derinliklerinden eve dönerken, bir daha asla yalnız hissetmedi. Çünkü ormanın her köşesinde, hem kendisinin hem de köyün huzuru için çalışan bir güç vardı. Ve o güç, Lila'nın cesaretinde gizliydi.

Masal burada biter, ancak her zaman hatırlayın: cesaret ve iyilik, en karanlık yerleri bile aydınlatabilir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Unutulmuş Zamanlar Kuyusu Masalı

Gökyüzünün Kalbi Masalı Oku